Tavşan Yetiştiriciliği

 

Tavşanlar memeli grubunda yer alan sıcak kanlı hayvanlardır. Tavşanlar aynı Hamster’lar gibi gündüz uyur, gece aktif olurlar. Yaşam süreleri yaklaşık 8 yıldır.

Tavşanlar otçul hayvanlardır. Marul, havuç, salatalık, yonca gibi sebzeler Tavşanların severek yediği yiyeceklerdir.

Tavşanlar memeli grubunda yer alan sıcak kanlı hayvanlardır. Tavşanlar aynı Hamster’lar gibi gündüz uyur, gece aktif olurlar. Yaşam süreleri yaklaşık 8 yıldır.

Tavşanlar otçul hayvanlardır. Marul, havuç, salatalık, yonca gibi sebzeler Tavşanların severek yediği yiyeceklerdir. Tavşanların gebelik süresi yaklaşık 1 ay sürer. Yılda 6-7 kez doğum yapabilirler. Tavşanların mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için aşırı gürültülü ortamlarda tutulmamalıdırlar. Oda sıcaklığı onlar için ideal bir ortamdır.

Tavşanların koku alma duyuları çok iyidir ve kiloları 3 ile 10 kilo arasında değişebilir. Günlük ihtiyaçları olan su miktarı yaklaşık olarak 500 ml.’dir. Sebzeler dışında günlük tükettiği yem miktarı 350 gr.’yi bulabilir.

Çok çeşitli Tavşan türü vardır. Bunlar:

1- Yeni zellanda
2- Ankara
3- Creole
4- Şinşilya
5- Fransız dev papillom
6- Hollanda kemerli tavşanı
7- Fransız kelebeği
8- Flemish dev tavşanı
9- Beveren mavisi
10- Bouscat dev beyaz tavşanı
11- Rex
12- Fransız lop tavşanı
13- Rus
14- Belçika yabani
15- Burgogn
16- Gümüşi şampanya
17- Kaliforniya
18- Benekli ingiliz
19- İri flandır tavşanı
20- Himalaya
21- Büska beyaz tavşanı
22- Satens
23- Viyana ( beyaz-mavi-siyah )
24- Polish
25- Dutch ‘dır.

Tavşan Yetiştiriciliği: Dünyanın her yerinde eti, tüyü, gübresi ve daha birçok yan ürününden faydalanılan tavşan yetiştiriciliğine ait sektör maalesef ülkemizde hiç gelişme göstermemiştir. Bu sektörün gelişmemesinin temel nedeni ise bu konu ile ilgili halen yeterli bilgiye sahip kişilerin olmamasıdır. Bu sebeple de şu ana kadar yapılan girişimcilik çabaları sonuçsuz kalmış, ne yazık ki kar marjı çok yüksek olan tavşan yetiştiriciliğine ait sektörden Türkiye mahrum kalmıştır. Bu sektörde şu sıralar yaşanan ufak çaplı hareketler gelecek vaat etse de, bilinçsiz olarak yapılan girişimler geçmişte olduğu gibi hüsranla bitebilir. Bundan dolayı tavşan yetiştiriciliği ile bu hayvanların hastalıkları hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan girişimcilerin, profesyonel destek alması çok önemlidir. Tavşanlardan genel olarak elde edilen ürünlere bakılacak olursak

Et: Et üretimi olarak tavşan yetiştiriciliği düşünüldü zaman beslenmesi için yapılan maliyet sığır ve tavuk yetiştiriciliğinden daha ucuza gelir. bunun sebebi ise tavşanın beslenmesi için kaba yem oranının çok, konsantre yem miktarının ise az olmasıdır. Bundan dolayı Avrupa ülkelerindeki köylüler kendi et ihtiyaçlarını beslediği tavşanlardan karşılıyorlar. Tavşanın, Bakım ve yetiştiriciliğinin fazla bir emek gerektirmemesi sebebi ile yetiştiriciler tarafından tercih edilir. Ayrıca kesimin optimum 3-6 aylık yaştaki tavşanlardan olması nedeniyle besleme maliyeti de düşmektedir.
Kürk: Tavşanın bir diğer özelliği de yünü ve derisidir. Türkiye de de iyileştirme yapılarak yetiştirilmeye alınan ilk kürk hayvanıdır. Her ırktan tavşan kürkünün bir ekonomik kıymeti vardır. Tavşan kürkünden genel olarak manto, ceket, şapka yapımında yararlanılır. Ayrıca ev ve araç döşemeciliği ile oyuncak sanayinde de büyük bir önemi vardır.
Yün: Yünü için ise Ankara ırkı tavşan yetiştiriciliği yapılır. Bu yün, iplik yapımı için kullanılan tek tavşan yünüdür. Bu ırk tavşanın anavatanı Ankara olmasına karşın maalesef ülkemiz dışında gelişmiş ülkelerde endüstriyel olarak yetiştirilir.
Tavşan Yetiştiriciliğinin Ekonomideki Önemi:
Dengeli bir beslenmenin öneminin arttığı günümüz dünyasında tabii olarak hayvanlardan üretilen besin ürünlerinin yeri tartışılmaz elbette.

Tavşan Yetiştiriciliği

Et üretimi için küçük ve büyük baş hayvan populasyonun arttırılması imkanları, meralar göz önünde tutulursa sınırlıdır. Bu durumda ülkemizin et ihtiyacının karşılanması için bir seçenek olarak evcil hayvanların üretiminin büyük bir potansiyel olduğu açıkça görülür.

Tavşan yetiştiriciliği küçük evcil hayvan yetiştiriciliğinde çok önemli bir yeri vardır. Eti için yetiştirilen diğer hayvanlar ile karşılaştırıldığında tavşan özelliklerini şöyledir: Bir tavşandan senede 4-5 batın ile her batında ortalama 8 yavru alınır. Bir yavru iyi bakım ve besleme sonucu 3 aylık olduğunda kesime gelir ve 1200-1500 gr. arası yenilebilir et verir. Bir anaç tavşanın yıllık ortalama 30-40 yavru vermesi ve her yavrunun 1200-1500 gr geldiği düşünülürse, bir tavşandan senede yaklaşık olarak 45-50 kg et üretilebilir.
Evcil tavşanın eti; beyaz, gevrek, kemik miktarı az ve çok lezzetli bir ete sahiptir. Protein miktarı yüksek (% 20-21), kalori miktarı (1749 kcal/kg), yağ miktarı (% 10-11 ) ve kolesterol (50 mg/kg) farklı birçok etten düşüktür. tavşan etini pişirmesi de son derece basittir. Tavşan etinden her tür yemek yapıldığı gibi % 10 oranında karışışımla sosis, sucuk, salam olarak da değerlendirilir.
Tavşanın beslenmesi de diğer hayvanlarla kıyaslandığında daha kolaydır. Yediği yemleri kolayca ete çevirir. Bu konuda tavşanı ancak balık ve etlik piliçler geçmektedir. Tavşanlar sadece 2,5-3 kg yem yiyerek 1 kg et tutabilir. Diğer evcil hayvanların 1 kg et için tükettiği yem miktarı daha fazladır. Bu miktar domuzda 6 kg, koyunlarda 9 kg, sığırlarda ise 10 kg civarındadır.
Tavşanın önemli bir verim yönü de kürküdür. 1. Kalite tavşan kürkünden manto, etol, şapka gibi giysiler yapılır. Daha düşük kaliteli kürklerden ise oyuncak ve terlik yapımında, yünü alınmış derilerden ise yapıştırıcı ve yem sanayinde faydalanılır. Tavşanın tüy ya da yünü de keçeleşme özelliği yüksek olduğu ve koyun yününe oranla 2 kat fazla ısı tuttuğu için şapka yapımında kullanılır. Tavşanın, azot ve fosfor oranı yüksek gübresi ise iyi bir sebze gübresi olarak değerlendirilir. Deney hayvanı olarak da tavşanın çok geniş kullanım alanı bulunur. Ülkemizde de bu talep giderek artıyor.
Bütün bu özellikleri nedeni ile tavşan yetiştiriciliği ülkemizde de önemi giderek artan bir sektör oluşumu göstermektedir.
Hollanda Lop tavşanı, oldukça aktif bir yapıya sahiptir. Özellikle hafif karanlık bastığında ve geceleri aktifleşirler. Yapıları itibarıyla arka bacakları ön bacaklarına göre daha uzun olan tavşanların üst dudaklarında da derin bir yarık vardır. Bakmayı isterseniz Hollanda Lop tavşanına her yerde rahatlıkla bakabilir, besleyebilirsiniz.

Hollanda Lop tavşanı genel özellikleri
  • Diğer tavşan türleri gibi devamlı bir şeyleri kemirdikleri için eşyalardan uzakta tutulmaları gerekir.
  • Hollanda Lop tavşanı ortalama 7-12 yıllık bir yaşam süresine sahiptir.
  • Günlük olarak içtikleri su miktarı 300-600 ml arasındadır. Suyu çok severler, ancak devamlı taze sularının olmasını isterler.
  • Çevresinde gördüklerine, ulaşabildiklerine karşı zaafları vardır. Hemen bunları yemeyi isterler. Hollanda Lop tavşanları da otçul olduklarından, hazır satılan özel tavşan yemlerini önlerinden eksik etmeyin.
  • Bu tavşanları beslediğiniz alana talaş koymayı ihmal etmeyin. Bu patilerinin zarar görmesine engel olur.
  • Tavşanın tırnaklarını zarar vermemek için kendiniz kesmemelisiniz. 2 ayda bir veterinere götürerek tırnaklarını böyle kestirmelisiniz.
  • Hollanda Lop tavşanı kulakları yanaklarına kadar uzanır.
  • Tavşanların ortalama ağırlığı 850-1200 gram arasındadır.
  • Bu tavşanların ana renkleri siyah beyaz, kahve beyaz, sarı ve kül rengidir. Ancak karışık renklerde olanlarda vardır.
  • Bu tavşan ırkı diğerleri gibi hızla ürer.
  • Hollanda Lop tavşanını yıkamanıza gerek yoktur. Onlar kendilerini rahatlıkla temizler.
  • Halk arasında yapılan bir yanlış olan tavşanları kulaklarından tutarak kaldırmayı hiç denememenizi tavsiye ederiz. Çünkü yapıları oldukça hassastır. Doğru tutmadığınız zaman ya da yüksekten düşerlerse bel kemikleri kolay şekilde kırılabilir.
  • Hollanda Lop tavşanı baktığınız yerin 10 dereceden daha soğuk olmaması gerekir. Aynı şekilde 30 derecenin üstünde sıcaklıkta olmamalıdır.
  • Tavşanınızı yağmur altında ya da direkt güneşte tutmayın.
    Hollanda Lop Tavşanı

    Isıya duyarlı olduklarından, bu değişimler onlara zarar verebilir. Bir anda solunumları zora girebilir.

Hollanda Lop tavşanı bakımı nasıl olur?
Bakmak için Hollanda Lop tavşanını tercih ettiğinizde, öncelikle tavşanınızı nerede bakacağınıza karar vermelisiniz. Bunu belirlerseniz bakımda sorun yaşamazsınız. Özel tavşan kafesinin içini de düzenli temizlemelisiniz. Kafesin en altına gazete, karton, talaş gibi malzemeler koyup, düzenli değiştirin. Eğer tuvalet kabına yapmaya alışırlarsa, her gün bunu da temizleyin. Aksi halde çok koku yapar. Yem ve su kabını da temizleyin. Yemleri kontrol edin. Üzerine idrar, dışkı geldiyse hemen tazesiyle değiştirin. Kafese uygun yem ve su kapları kullanın, bunların dışarıdan takılanlarına rağbet edin. Böylece daha kolay temizler ve dezenfekte edebilirsiniz. Uzayan tırnakları için tavşanınızı veterinere götürün. Çünkü tırnakları uzarsa tavşanınız yere bastığında canı acıyacaktır. Hollanda Lop tavşanı uzun tüylere sahiptir. Tüylerini yaza ve kışa girişte dökerler. Bu nedenle tüylerini düzenli fırçalamalısınız.
Hollanda Lop tavşanı beslenmesi
Bu tavşanları belirli miktarda özel tavşan yemiyle günde 2 defa beslemelisiniz. Yanında her gün değişik sebze ve meyve verebilirsiniz. Yalnız sadece bir çeşit meyve ve sebzenin dörtte birini vermeniz yeterlidir. Bu miktarı aşarsanız tavşanınız ishal olabilir. Sürekli kuru ot ve saman kafesinde bulunmalıdır. Ayrıca kuru yoncada verilebilir. Hollanda Lop tavşanı tam bir otobur olduğundan, her tür yeşilliği yer. Maydanoz, roka, dereotu, salatalık, karnabahar yaprağı, yeşil fasulye, enginar yaprağını severek yerler. Tavşanlarında bir damak tadı vardır ve sevdikleri besinlere daha fazla rağbet ederler. Her gün dengeli şekilde beslenmeleri gerekir. Çok çeşitli yeşilliği bir arada vermemelisiniz. Fazlası yarardan çok zarar getirecektir.

Tavşanlar ile iletişimin yolu onları gözlemlemek ve vücut dilini çözmektir. Tavşanlar sessiz olmalarına rağmen kendilerini mükemmel ifade edebilen varlıklardır. Duygularını, hislerini anlatmak için kullandıkları hareketleri öğrenince tavşanın aslında anlatacak ne kadar da çok şeyi olduğuna şaşıracaksınız.

Yalamak: Bir sevgi göstergesidir. Tavşanlar kendi aralarında da hoşlanma ve sevgi göstermek için birbirlerini yalarlar, bu tavşan dilince öpücük manasına gelir. Not. Bazen tavşanınızı severken yeri yaladığını görebilirsiniz, ama aslında bu yere değil size yapılmış bir jesttir. (Resim: Topi bu oyuncak kurbağadan çok hoşlanıyor, yanından geçerken hayatta öpmeden bırakmaz)

Diş gıcırdatma: Genellikle okşanıp sevilirken dişlerini gıcırdatmaları kedilerin zevkten mırıldamaları ve gırlamalarına eş değer bir göstergedir ve çok hoşlandıklarına işarettir. Not: Tavşanlar okşanmadıkları zamanda diş gıcırdatıyorlarsa bu acı çektiklerinin ifadesidir.

Hoplama (Binky): Koşarken veya dururken havada ani hoplamalar ve sıçramalar neşeden dans ettikleri anlamına gelir. Bazen kendi etraflarında havada 180 derece dönerler. Bu çok minik kısa ve yoğun bir “ben çok mutluyum şu an” ifadesidir. Not: Bu yazıyı yazan kişi tavşanı bunlardan yapsın diye amuda kalkmaya hazırdır.

Kafayı hızlı hızlı sallamak: Bu dansın mini versiyonudur, heyecanlandıklarında ve mutlu olduklarında kafa ve kulaklarını hızlı hareketlerle sallarlar.

Akla ayaklarını uzatarak yere yatma (bunny flop): Neredeyse bir L harfi gibi görünürler. Biz buna Cleopatra pozisyonu diyoruz. Bu yatış şekli dünyanın en mutlu ve huzurlu tavşanı olduğunun göstergesidir, keyfi kesinlikle yerindedir.

Sırtüstü uzanmak: Cleopatra pozisyonunun ikinci evresi sırtüstü olacak şekilde yuvarlanmaktır. Bu da olabilecek en huzurlu ve mutlu ifadelerden biridir. Bazen kendilerini bu şekilde transa sokabilirler.

Severken kafalarını tamamen yere yapıştırmaları: Adeta bir “teslim” ve kabul belirtisidir. “Beni seviyorsun, tamam sev peki, izin veriyorum” manasına gelir.

Arka ayakları kuvvetlice yere vurma: Bu bir şeye gösterilen kızgın bir tepki olabilir (“beni neden bu odaya getirdin, ben salonda koşup eğlenmek istiyordum öff” gibi). Veya tavşanlar kendi aralarında haberleşmek be birbirlerini uyarmak için arka ayaklarını yere vururlar, bu korktuğunun ifadesi olabilir. İki şekilde de mutlu olmadığından emin olabilirsiniz.

Homurdanmak: Ses ile pek iletişim kurmasalar bile bazen homurdanma sesi çıkartırlar, bu da hoşnutsuzluk belirtisidir.

Bağırmak: Tavşanlar acı çektiklerinde veya ölürlerken bağırırlar. Homurdanmadan çok daha yüksek ve tiz bir sestir. (bu yazıyı yazan kişinin hiç duymadığı ve asla duymak istemediği bir sestir)

Isırmak: Ne demek olduğu çok belli olsa bile tavşanların flört ederlerken birbirlerini yavaşça ısırdıklarını da eklemek istiyorum. Bu ısırmaktan çok “diş atma” şeklinde olur. Kanatmaya, fazla acıtmayan minnacık ısırıklardır. Belki aslında bunu “ben mutluyum hareketlerine” yazmam gerekirdi, çünkü ısırma bazen “senden çok hoşlanıyorum” anlamında bir jesttir. Tavşanca makas almaya tekabül eden bir harekettir. Ayrıca, tavşanlar kendi aralarındaki hiyerarşilerini göstermek için birbirlerini yavaşça ısırabilirler, bu “ben senden üstünüm, burada benim sözüm geçer” demektir, ve tavşanlar bazen sahiplerine de tavşan yerine koyarak olara sınıf farkını anlatmak için durup dururken ısırırlar.

Tavşan Beslenmesi

Isırıldığında yüksek sesle tepki verilmesi gerekir, “Ay” veya “Hayır” diye bağırılırsa tavşan doğru olmayan bir şey yaptığını ve birilerinin canını yaptığını anlayacaktır. Bunun dışında ısırma çok açık, malum bir tepkidir. Isırma ve diş atma arasındaki farkı diş atıldıkça ve ısırıldıkça daha iyi anlayacaksınız :BSize arkasını dönmesi: “Şu an hiç işim olmaz şimdi seninle, umurumda değilsin, gidebilirsin” demek oluyor bu maalesef. Bazen de bir şey yaparken gidip arkasını dönüp size arkasını dönüp arkadan siz ona bakıyor musunuz diye size bakıyorsa, bu da bir kızgınlık, ufak bir küsme ifadesidir, popüler ifadesi ile ‘trip atma’ pozisyonudur bu. Bir iletişim aracı olarak kulaklar!

Bu kocaman kulaklar sadece duymaya yaramıyor, daha ne marifetleri var! Tavşanlar hislerinin bir kısmını bizim mimiklerimizi kullandığımız gibi kulaklarıyla anlatırlar. Kulakları izlemeyi ihmal etmeyin.

Kulaklar geriye yatırılmış: “Stres altındayım, çok da rahat değilim”.

Kulaklar dimdik: Kafa havada ve kulaklar dimdik olarak durması tavşanın tehlike sezinlemiş olması ve tetikte olması anlamına gelir.

Kulaklar iki yana açılmış, kulakların içi ve yüzü size dönük: Bu çok komik bir ifade. Benim favorim. Kafa hafifçe öne inmiş, kulaklar V harfi şeklinde açılmış, dikkatli, ters bir bakış ve efe bir ifade hiç kuşkusuz şu manaya gelir: “Kızmaya başlıyorum bak ona göre”. (Resimde Topi Hanım büyük bir ihtimalle fotoğrafını çekiyor oluşuma kızmış, “Benim bu kadar çok işim gücüm varken sen tutmuş fotoğrafımı çekmek için vaktimi harcıyorsun. Hoş değil! Çekilir misin lütfen!” ifadesi ile tehditkar ve sert sert bakıyor. Çok korktum aman! 😛

Eşyalara çene sürme: Tavşanların çenelerinin altında kedilerdeki gibi özel ter bezeleri bulur ve bizim asla ayırt edemeyeceğimiz bir koku salgılarlar. Çenelerini sürdükleri şeylere, bu koku ile işaretleyip “Bu eşya benimdir” derler.

Burunlarıyla dokunma: “Merhaba, benimle ilgilenirsem sevinirim” demektir, hemen ilgi gösterilmelidir.

Gezdiği yerde kaka bırakma: Hansel ve Greatel hikayesindeki gibi yabancı gittikleri yerde yollarını bulmak ve “Buraya ilk ben geldim, benimdir” demek için minik kakalar bırakırlar.

Tüy Yolma (Yalancı Hamilelik): Bu kısırlaştırılmamış dişi tavşanlarda görülen bir harekettir. Tavşan tüylerini yolup bir yere toplamaya, adeta bir “yuva” yapmaya başlar. Bu aslında hamile tavşanların doğmamış bebekleri için yaptığı yuva, ve minik yataklardır çünkü tavşanlar tüysüz doğarlar. Topladığı ve bir kenara yığdığı tüyler aslında doğacak yavruları için hazırladığı minik bir yataktır. Bu proje ile birkaç gün uğraşacaktır ve bu sırada yuvasının bozulmaması gerekir. Bir iki gün içinde doğurduğunu sanıp rahatlayacak ve normale dönecektir.

Burun hareketleri: Tavşanların burunları pek durmaz aslında. Ama hareketler bir şey ilgilerini çektiklerinde, heyecanlandıklarında veya tedirgin olduklarında daha hızlı olacaktır ve o an çok sakin olmadığının bir göstergesi olabilir.

Tavşan Tüyü: tüm dünyada eti, tüyü, gübresi ile birçok yan ürününden yararlanılan tavşancılık alanı maalesef ülkemizde hiç gelişim gösterememiştir. Türkiye de bu sektörün gelişmemesinin sebebi ise bu konu ile ilgili yeterli bilgiye sahip uzman kişilerin bulunmamasıdır.
Tavşanın yetiştiriciliğinin en önemli amaçlarından biri tüyüdür Tavşan tüyü ya da yünü yüksek keçeleşme özelliği, koyunyününe göre 2 kat daha fazla ısı tutma kabiliyeti olması nedeniyle şapkacılıkta çok fazla aranmaktadır. Gelişmiş ülkelerde tavşan tüyünün alerji yapmayan (hipoalerjenik) özelliğinden yararlanılarak bebek giysileri, antistatik özelliği nedeniyle de romatizma hastalarının kullanabileceği kıyafetler (korse, dizlik, vb) üretilir. kilosu kalitesine göre 75-150 dolar arasında satılmakta, bu kadar çok özelliğe sahip olması nedeniyle fiyatının neden yüksek olduğunu anlaşılmaktadır.
Tavşan Irkları:
Tavşan ırkları çeşitli yöre ve özelliklerine göre ayrılırken bu özelliklerinden biri de tüyleri dolayısıyla ayrılmasıdır. Bu ırk ayrımı, genel olarak tüylerinin uzun veya kısa olmasına göre 3 şekilde sınıflandırılır.

Tavşan Tüyü

.

  • Tüyü kısa olan tavşanlar (Rex tavşanları)
  • Tüyü normal boyda olan tavşanlar (Havana, Alaska)
  • Tüyü uzun olan tavşanlar (Ankara ve Tilki tavşanı)
Ankara (Angora) Tavşanı:
Uzun tüylü tavşanlar sınıfına giren ve Ankara tavşanı olarak bilinen bu tür, en eski tavşan ırklarından biridir. Yüzyıllar boyu bu hayvan, tavşan tüyü için yetiştirilmiş olup, meydana gelişi konusunda kesin bir bilgi yoktur. İngiliz denizciler 1723 yılında, uzun tüylü tavşanları Karadeniz bölgesinden Fransa’ya götürüp Bordeux limanında sattıkları söylenir. Günümüz Ankara tavşanı 1770 yılı dolayında İngiltere’de elde edilerek yetiştirilmiş ve bu ismiyle anılmaya başlanmıştır. Vücudu orta büyüklükte olup, canlı ağırlığı ortalama 3.5 kg kadar gelir. En önemli verim olan, Ankara tavşanının tüyü 15-20 cm uzunluktadır. Yıllık ortalama 500 gr tüy verirler. Almanya’da yıllık tüy üretimi 1 kiloyu aşan tavşanlar bulunur. bu tavşanların çeşitli renklerde bulunan varyeteleri olmakla birlikte, dünyada en çok rağbet gören çeşidi beyaz renkli olanıdır.