Keklik Yetiştiriciliği

Keklik Familyası:

Sülüngiller (Phasiandae). Yaşadığı yerler: Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da. Özellikleri: Güvercin iriliğinde, eti lezzetli bir av kuşu. Ayakları ve gagası kırmızıdır. Ovalarda bol avlanır. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Kınalı keklik, çil keklik, kırmızı başlıklı keklik, bambu kekliği Ünlü türleridir.

Sülüngiller ailesinden çalılık, ovalık ve orman kenarlarında çiftler veya toplu halde yaşayan, göçmen olmayan bir av kuşu. Türlere göre boyları 26-35 cm arasında değişir. Sırtları toprak renginde olduğundan yerde gezerken fark edilmeleri zordur. Kurtçuk ve tane ile beslenirler. Buğday filizlerinin uçlarını yiyerek zarar verirler. Gagası ve ayakları kırmızıdır. Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da bol rastlanan keklikler, hayatlarını doğdukları topraklarda geçirirler. Yavrular büyüyünce de ana-babalarını terk etmezler. Ürkütülmedikleri takdirde yürüyerek tavuklar gibi besin ararlar. Tehlike halinde gürültülü şekilde kanat çırparak havalanır ve çok hızlı uçarlar. Otlar arasında açtığı çukurlarda barınır. 12-15 yumurta yumurtlarlar. 25 gün kuluçkaya yatarlar. Dişinin yavrulara karşı muhabbeti çok fazladır.

Keklik eti av etlerinin en makbulüdür. Genellikle “sürek” veya “arama” usulü ile avlanır. Sürek avında keklik sürüleri çevrilerek belli bir yere toplanır ateş çemberine alınarak avlanır.

Keklik

Aramada ise sürü çevreye dağıldıktan sonra köpekler yardımıyla tek tek bulunup avlanır. Kafese bir erkek keklik konulduğu taktirde, sesini duyan çevrenin erkek keklikleri bununla kavga etmeye gelince avlanabilirse de bu usul avcılık yasalarına aykırıdır. Yumurtalarını toplama ve “güme” denen su kenarlarında pusu kurma usulü de uygunsuzdur.

Kekliğin çok türü vardır. Kınalı keklik, çil keklik, kırmızı başlıklı keklik, bambu kekliği en Ünlülarıdır. Dağlık ve ekilmemiş arazilerde yaşayan kınalı keklik ülkemizde Trakya ve Anadolu’da sürüler halinde bulunur. Sırtı kızılımsı gri, gerdanı beyaz, gagası ve ayakları kırmızıdır. Ovalarda ve fundalıklı yerlerde yaşayan çil kekliğin göğsünde at nalı şeklinde kahverengi bir leke vardır. Sırtı sarımsı kahverengi, yanakları ve gerdanı pas rengindedir. Kanatlarında da beyaz ve boyuna kesik çizgiler bulunur. Ülkemizin Orta ve Doğu Anadolu’nun açık arazi ve tarlalarında rastlanır.

Kekliğin eti lezzetli olduğundan yırtıcı kuşlar, tilki ve çakal gibi hayvanlar tarafından da avlanır. Tehlike anında erkek keklik yavru ve dişiyi kurtarmak için ölüm pahasına gürültüyle havalanarak avcıları peşine takar. 15-20 yıl kadar yaşarlar.

Keklik Yumurtalarının Saklanması

Kekliklerden verim yüksek yumurta elde edebilmek için kafeslerde bir erkek kekliğe iki veya üç dişi olacak şekilde beslenmelidir ki verim oranı en yüksek olsun. Hayvanları stres yapacak her türlü sesten ve canlıdan uzak tutmak gerekir. Stres, erkeğin eşleşmesini engelleyecek aldığımız yumurtalarda da verim olmayacaktır. Yumurtaları hemen kuluçkaya koymuyorsak, bekletmemiz gerekiyorsa, yumurtaların sivri tarafı alta gelecek şekilde 10 °C derece ile 16 °C derece sıcaklıkta ve 50- 60 bağıl nem ile saklanmalıdır. Yumurtalar 21 °C’nin üzerinde sıcakta bekletilmesi durumunda, yumurtanın kan yolları harekete geçeceğinden verim düşer. Yumurtalar en fazla 10 güne kadar bekletilmelidir. 10 günden sonra beklediği her hafta çıkım oranı yüzde 10 düşer. Bekletilen yumurtalar her gün hafif bir şekilde, fazla sallanmadan konum değiştirilmelidir. Yumurtanın aynı şekilde bekletilmesi sarısının kabuk içine yapışmasına neden olacaktır.

 

Hayvan Türü Kuluçka Süresi Geşilim süresi Gelişim süresi sıcaklık Gelişim süresi nem % Çıkım Süresi Çıkım süresi Sıcaklık Çıkış Süresi Nem
Bıldırcın
18
15
37,5
60-65
3
36,5
75
Tavuk
21
18
37,5
60-65
3
36,5
75
Keklik
24
21
37,8
Kuluçka Süreleri

s=”ortametin”>

65
3
36,8
80-85
Sülün
24
21
37,5
60
3
36,5
90-95
Ördek
28-30
25
37
65-60
3
36,7
80

Keklik Kuluçka

Yumurtaları kuluçka makinesine koyacaksak, makineyi 24 saat önceden çalıştırıp sıcaklığı 37,8 °C de, bağıl nemi ise 60 – 65 seviyesinde hazır tutmamız gerekir. Keklik yumurtasının gelişim ve çıkım süresi 24 gündür. 21 gün gelişim süresi boyunca otomatik çevirme sistemli makine kullanıyorsak günde en az 6 defa 45 derecelik açılarda sağa ve sola olmak üzere çevrilmesi gerekmektedir. Yumurtalar da 7 ile 10. günden itibaren civciv oluşmaya başlayacaktır. Yumurta kontrol lambası ile yumurtaları bu sürede kontrol edip dolu olup olmadığını anlayabiliriz. 21. günün sonunda ise makinenin çevirmesini durdurup çıkım süresine geçmiş oluruz. Gelişim dönemi sonunda yumurtaları kontrol lambası ile tekrar kontrol edip dölsüz olanları ayırmamız gerekir. Çıkım süresinde yani son üç günde sıcaklığı 36.8 °C dereceye düşürüp bağıl nemi ise 80 – 85 seviyelerine çıkarmamız gerekir. Nem oranının düşük tutulması civcivin yumurta içinde kabuğa yapışıp ölmesine neden olur.

Keklik Civciv BakımıYumurtadan çıkan civcivleri kuruması için 24 saate kadar makinenin içinde tutulabilir. Yeni çıkmış bir civciv 72 saate kadar açlığa dayanabilir. Makinede kuruyan civcivlere %5 oranında şekerli su hazırlayıp vermeliyiz. Bu şerbet civcivin sindirim sistemlerini temizleyip yem yemeye hazır hale getirecektir. Şerbet verilen civcivlere şerbetten 5-6 saat sonra yem vermeye başlamalıyız. Kuluçkadan çıkan civcivlerin olması gereken sıcaklık ilk hafta 35 °C olmalıdır. Her sonraki hafta 2 °C azaltılarak 6 hafta sonunda normal ortama alınır. Yumurtadan çıkan civcivlere ilk 21 gün boyunca broiler civciv başlangıç yemi, 21 günden sonra palet civciv geliştirme yemi verilir.

Keklik yumurtası, pek çok yumurta çeşidi gibi protein doludur. Genellikle belirli yaş da ki çocukların beden ve zihin gelişimlerine yardımcı olacak proteini, keklik yumurtası sayesinde karşılayabilirsiniz. Özellikle bronşit ve üst solunum enfeksiyonlarına gibi sorunlara, keklik yumurtası çok iyi gelmektedir.

Hayvansal proteinler, kişilere vermiş oldukları enerjinin yanı sıra gelişim ve sağlık olarak da yardımcı olmaktadır. Hayvansal proteinlerin ilk başlarında kanatlı kümes hayvanlarının o eşsiz yumurtaları gelir. Keklik yumurtasının içeriğinde bulunan besleyici maddelerin çokluğundan dolayı, yaygın olarak tüketilen tavuk yumurtasından oldukça farklı bir yumurta varsa o da keklik yumurtasıdır.

Diğer yumurtalara oranla fazla protein içermesi ve proteinlerin ana maddesi olan aminoasitler keklik yumurtasında yeterli miktarda bulunarak, kişilere sağlıklı bir yaşamın kapısını aralamaktadır.

Keklik Yumurtası

/p>

Keklik yumurtası tüketimi;

Keklik yumurtası tüketimi, her ne kadar isteğe ve kişilerin zevkine bırakılsa da aslında en doğrusu çiğ olarak veya az pişmiş olarak tüketilmesidir. Yumurtaların pek çoğu yapıları gereği çok hassastır. Özellikle de keklik yumurtası, fazla pişirilmesi halinde protein kaybı neden olabilir. Bu nedenden ötürü az pişirin ve tam enerji sağlayın.

Keklik yumurtası saklama ve tüketim koşulu;

Diğer yumurtalar gibi serin ortamda saklanmalıdır. Özellikle taze olarak tüketilmeli ve saklama koşulları iyi değerlendirilmelidir. Sıcak ver ıslak ortamda bozulma gösterebileceğinden saklanılan ortamın derecesi ve ıslaklığı değerlendirilmelidir. Keklik yumurtasının kalitesinde değişim olmadan ve beyazı sarısından ayrılmadan tüketilmesinde fayda var.

Keklik, 14 farklı türü olan, yabani hayatta yaşayabilen ve evcil olarak yetiştirilebilen, büyük bir ticari potansiyele sahip bir süs kuşudur. Yumurtası ve et üretimi için beslenen kekliğin eti çok lezzetli olup, aynı zamanda yağ oranı düşüktür. Yetiştirilmesi çok kolay bir kuştur. İspanya, Fransa, Macaristan ve ABD gibi bazı ülkelerde üretimi yapılan keklikler özel avlaklarda barındırılmaktadır.

Ülkemizde en yaygın olarak bulunan keklik türü kınalı kekliktir. Taş kekliği, Kum kekliği, Gül kekliği de azda olsa görülmektedir. Keklik yetiştiriciliği ülkemizde, Çatalca, Nazilli ve Alamut’ta özel avlaklarda yapılmaktadır. Maalesef ülkemizde bugün sayıları oldukça azalmış ve keklik bulunamaz duruma gelinmiştir. Bilinçsiz avlanma ve tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar kekliklerin yok olmasına sebep olmaktadır.

Kekliğin Fiziksel Özellikleri:

Keklikler, dolgun vücutlu, yuvarlak kanatlı, kısa kuyruklu ve sülünden daha küçük, bıldırcından daha büyük kuşlardır. Kınalı kekliklerde ise, alınlarından başlayarak gözlerine ve oradan da boynun alt kısmına kadar inen siyah bant şeklinde bir çizgi bulunmaktadır. Yaşlı kekliklerin tüyleri kül grisi renginde olup yan taraflarında siyah çubuk şeklinde çizgiler bulunur. Kınalı kekliklere kınalı denilmesinin nedeni, gaga, ayak ve bacaklarının kırmızı renklerde olmasıdır.

Erkek keklikler 500 ila 700 gram arası ağırlığa sahiptirler.

Keklik Yetiştiriciliği

Dişi keklikler ise erkeklere göre biraz daha hafiftirler. Keklikler olgunlaşmaya başlayınca erkekler ve dişiler mahmuzlarına bakılarak ayırt edilebilmektedir. Erkeklerin mahmuzları dişilerinkine göre daha büyük olmaktadır.

Bakım, Beslenme ve Kuluçka Dönemi:

Keklikler kafes sistemi ile yetiştirmeye uygun kuşlardır. İkili, üçlü ve daha büyük gruplar halinde bulundurulabilmektedir. Gruplarda üç dişiye bir erkek hesap edilerek gruplandırılmalıdır. Dişi keklikler Nisan ve Mayıs aylarında yumurtlamaya başlar ve yaz ortalarına kadar devam eder. Bir sezonda bir dişi keklik 30 ile 50 yumurta arası yumurta yumurtlayabilir. Keklikler kendi yumurtaları üzerine yatmadıkları için yumurtaları özel kuluçka makinelerine konulur. Yumurtalar makinede günde 4-5 kez çevrilmelidir. Ayrıca keklik yumurtaları tavukların altına konarak da civciv çıkarılabilir. Kuluçka süresi 24 gün sürmektedir. Civcivleri çabuk büyür ve bakımı kolaydır. Büyürken bulundukları ortamın ısı derecesi en yüksek 33 derece, en az 21 derece olmalıdır. Nem oranı ise yüzde 69 civarı olmalıdır.

Keklik Barınakları:

Keklikler sürüler halinde de yetiştirilebilen kuşlardır. 14- 16 çift keklik için 3 metre genişliğinde, 2 metre yüksekliğinde kafesler yeterli olmaktadır. 1 metre uzunluğundaki suluk 100 kekliğe yeterli olur. Köpek, tilki, kedi ve sansar gibi hayvanlardan ve kargalardan korunmalıdır.

KAYA KEKLİĞİ

DIŞ GÖRÜNÜMÜ VE ÖZELLİKLERİ Görünüş itibariyle kınalı kekliğin aynıdır. Aynı büyüklükte, biraz daha ince yapılıdır. Bu türün gerdanı beyaz, gerdanı çevreleyen kolye daha geniştir, göğüse kadar inmez, gerdanın altında yuvarlak şekilde kapanır.

Sırtında külrengi hâkimdir. Yan tarafındaki siyah-beyaz ve kahverengi şeritler daha ince, daha sık ve karışık durumdadır. Ötüşü de kınalıdan farklıdır. Kınalı gibi tok değildir. Daha tiz bir sesle “tıçırk-tıçerk-tçeçerek” diye öter. Çağrı sesleri de “vit-vit-vit” biçimindedir. Diğer özellikleri kınalının aynıdır.<

Kaya Kekliği

YAŞAM ALANI Kayalık, yamaçlarda, seyrek orman kenarlarındaki taşlıklarda, kışın derin kayalık vadilerde yaşarlar. Yaşaması, üremesi ve beslenmesi kınalının aynıdır. Yurdumuzda Trakya, Ege ve Marmara’nın bir bölümünde, Batı Akdeniz bölgesinde kınalı keklik yaşama ortamlarında rastlanır. İç Anadolu’nun Kuzeyinde ve Doğu Anadolu’da da rastlandığı kayıtlara geçmiştir. Yurdumuz dışında Ege Adaları, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya’nın güneyi, Yugoslavya, Arnavutluk, Alp Dağları, İtalya’nın Appenin Dağları ve Sicilya adasında bulunur

ÇİL KEKLİĞİ

Çil kekliğin Avrupa’da Güney İsveç ve Güney Finlandiya’dan Kuzey İspanya ve İtalya’ya kadar; Balkanlardan Küçük Asya’ya, Kuzey ve Batı İran’a kadar yayılma alanı olan 7 ayrı ırkı bulunmaktadır. Türkiye’de ise Anadolu’da görülmektedir.

Vücut uzunluğu kınalı keklikten biraz kısa olup, 30 cm’dir. Kanatları ve sırtı kahverengi, vücudun diğer bölümleri boz renklidir. Erkeklerin karın kesiminde at nalı biçiminde kestane renkli bir oluşum vardır. Dişilerde genellikle bu renk oluşumu bulunmaz ya da kimilerinde çok küçük olarak görülebilir. Doğal yaşama ortamı çayırlar ve bozkırlardır. Ergin çil kekliklerin canlı ağırlıkları erkeklerde ortalama 408 g (350-600), dişilerde ise 402 g (320-570)’dır.

Çil keklikler ilkbaharda yeşilimsi renkten kahverengi griye kadar değişen renklerde 10-20 yumurta yaparlar.

Çil Kekliği

Kuluçka süresi 25 gündür. Yavrular 13-14 günlük olduklarında uçmaya başlarlar. Yaklaşık 15 5 haftalık olduklarında tam bağımsız olarak hareket edebilirler. Ancak gelecek ilkbahara kadar ana-babaları ile birlikte yaşamlarını sürdürmeyi tercih ederler. İlk yaşlarının sonuna doğru eşeysel olgunluğa erişirler ve yaklaşık 14 g ağırlığında yumurta yaparlar. Yumurta genişliği 27 mm, uzunluğu 37 mm, biçim indeksi ise 0.73 dolayındadır.Çil keklikler 14 gün boyunca yumurtladıktan sonra kuluçkaya yatarlar. Yaklaşık 10 günde yumurtlanan yumurtalar alınırsa, kuluçkaya yatmak üzere yumurtlamayı sürdürürler. Böylece bir keklikten 50-60 hatta 80-100 kadar yumurta elde etmek mümküündür.

Ur kekliği, görüntü itibariyle tıpkı bir hindinin büyüklüğündedir. Sülüngiller familyasının en iri boyutlusu olup 60-65 cm civarında olmasından dolayı en iri keklik unvanını almıştır. Tüyleri genelde kül rengine hâkimdir. Baş kısmı irice olup, yanak ve alın bölgesi krem tonundadır. Gerdan gri beyaz renginde ve gaga dibinden başlayıp boyuna doğru iniş yapan koyu-açık gri tonunda bir leke bulunmaktadır. Kanatları ve gövdenin yanında yer alan tüyler açık kül tonundadır. Kuyruk kısmı kahverengi ve gri arası, kuyruk altı tüyleri oldukça beyazdır.

Ur keklikliklerinin erkek ve dişileri genelde birbirlerini çok benzerler.

Ur Kekliği

Ancak erkek ve dişiyi ayırt etmenin püf noktası, erkeklerin ayaklarında yer alan mahmuz dişilerde bulunmamaktadır.

Beslenme şekli;

Taze bitki ve otlar, yosunlar, çeşitli böcekler ve tohumlar şeklinde olmaktadır.

Yayılışları;

Ülkemizin çoğunlukla doğu Karadeniz bölgesinde yer alıp, Orta Toroslar, Doğu Anadolu ve Doğu Akdeniz’e doğru yayılırlar. Türkiye’nin dışında ise genellikle Kuzey İran, Ermenistan ve Gürcistan da görülür.

Kum kekliği, ülkemizde güneydoğu da üreyen ve adından çokça bahsettiren tanınmış kuşlardan biridir. Kum kekliği bir kuş familyasından olup akademik ismi ‘’ Ammoperdix griseogularis’’dır.

Kum kekliklerinin erkek ve dişileri bir birlerine fazla benzememektedirler.

Kum kekliklerinin erkek olanları;  başının üzerinde yer alan tüyleri gri olup, ense kısmından başlayarak, sırta doğru açık mor rengindedir ve koyu griye çalan benekler bulunmaktadır. Başın alın bölgesinden devam eden ve gözün üzerinden yol alan siyah şeritler bulunmaktadır. Yanaklar ve gerdan bölgesi mavi renktedir. Göğüs erguvanı ise oldukça gri tonundadır. Karın bölgesi krem renginde olup, sırtı ise boz kahverengidir. Kanatlarından uçmaya yarayan kısımları kahverengi ve enine doğru lekelidir. Ayakları ise kirli sarı tonundadır.. Kum kekliklerinin dişi olanları; genelde kum sarısı renginde olurlar. Gözlerinin altında ve üzerinde açık renk şeritler hâkimdir. Ense kısımları benekli olup sırta göre daha koyu renktedir. Enine doğru ince şekilde şeritler yer almaktadır. Kuyrukları boz bir kahverenginde olup gagaları ise oldukça koyu sarıdır.

Kum Kekliği

Ayakları kirli bir sarı tonuna hakindir ve çok sert koşup uçabilirler.

Kum kekliğini, bilimsel olarak sınıflandırmak gerekirse eğer tavuksular takımına ait, ancak sülüngiller ailesindendirler. ‘’Alectoris’’ cinsi Kum kekliği, çoğunlukla avcıların ilgi odağı olmuştur. Nedeni ise etinin ve yumurtasının yeniyor olması ve tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Özellikle yüz felci ve felç rahatsızlıklarına yakalanmış olan kişilerin keklik eti ile tedavi oldukları çok duyulmuş bir durum olmasa da gerçektir.

Kum kekliklerinin genel olarak fiziksel yapıları genelde kısa küt kuyruklu, küçük ve toparlaktır. Çoğunlukla bu kuşlar tehlike anında incelirler, öterken uzun boylu öterler ve dik duruşları ile de büyüleyici görünürler. Renkleri oldukça parlak olup, kırmızı ve kahverengiye çalan cinsleri bulunmaktadır. Yanlarında yer alan ve uçmasına yarayan kuyrukları fazla olmasa da tüylüdür. Ayak bileklerinde ise mahmuza benzeyen çıkıntılar yoktur. Diğer bir kum kekliği olan ‘’Ammopeedix heyii’’i ile ‘’Alectoris’’birbirlerini çok fazla benzemektedirler.